Skip Navigation Links
ANA SAYFA
KADROMUZExpand KADROMUZ
OKULUMUZExpand OKULUMUZ
ONLİNEExpand ONLİNE
ÖSS BAŞARILARIMIZ
REHBERLİK SERVİSİExpand REHBERLİK SERVİSİ
ATATÜRKExpand ATATÜRK
İLETİŞİM
  
 
1
ANKARA
 
  

KÜÇÜK BİR SINAV MASALI……

Bir varmış , bir yokmuş…Lise Giriş sınavlarına hazırlanan bir öğrenci varmış…okula başladığı ilk günden itibaren anne ve babası onun gelecekte çok başarılı olacağına dair ona o kadar çok baskı yapmış ki o da bunu benimsemiş..yani içselleştirmiş..o da başarılı olmayı çok istiyormuş zaten..o kadar çok istiyormuş ki…ders çalışmaktan başka hiçbir şeye zaman ayırmak içinden gelmiyormuş…okulda öğretmeni de sınıftaki başarılı öğrencilerden bir grup oluşturmuş üstelik…birinci sınıftan itibaren onları sürekli özel olarak çalıştırıyor ve öğrencinin dediğine göre tenefüse çıkmaları bile çok fazla sözkonusu olmuyormuş….yıllar böyle geçmiş…yıllar geçerken öğrencimiz hep başarılı olmuş …fakat sorun şuymuş ki aldığı en küçük başarısız ya da düşük notlarda krize girip "neden böyle…neden böyleeeeeee?" Diye kendini suçluyor ve bu onun kendisini değersiz hissetmesine neden oluyormuş….! Aradan geçen zamanda anne ve babası ve tüm öğretmenleri onu desteklemeye ve yapabileceğine inandıklarını söylemeye devam etmişler…"yaparsın….başarırsın…sen asla başarısız olamazsın…öyle zeki ve akıllısın ki…üstelik çok da çalışıyorsun…sen asla başarısız olmazsın"….bunları duyan öğrencimiz habire çalışıyor …çalışıyor…çalışıyor muş…durmamacasına…..hayatı ıskaladığını, yaşamın getirdiği yaşanması gereken diğer güzellikleri fark etmemecesine…
Fakat bir terslik varmış…….sınıftaki arkadaşlarından bazıları ondan az çalışıp diğer etkinliklere de zaman ayırdıkları halde ondan daha başarılı sonuçlar elde etmeye başlamışlar…! Bu ona göre garip….nasıl olur….? Ben aptal mıyım? Nasıl böyle olur diye düşünmeye başlamış kahramanımız……sınavlara artık daha gergin girmeye başladığını fark etmiş.. sınavlardan bir süre önce uykuları düzensizleşmeye, bedeninde sebepsiz ağrılar meydana gelmeye, karın ağrısı ve mide bulantısı yüzünden sıkıntılar yaşamaya…ellerinde terleme ve titremeler, kalp çarpıntıları olmaya başlamış…üstelik artık sınavlara hem hazırlanırken hem de sınav sırasında … "Ya başaramazsam …ya yapamazsam…anneme,babama, öğretmenlerime ne derim? Nasıl açıklarım ?" diye düşünmeye başladığını fark etmiş…..
Sonra ne mi oldu?........o bunu aştı…öğrencimizin yaşadıkları her yıl binlerce öğrencimizin yaşadığı , hala yaşamakta olduğu bir sorun aslında….O bunu aştı, çünkü bu aşılamayacak bir sorun değildi…O bunu aştı…Çünkü öğrencimiz sınav kaygısı yaşıyordu, Bunda sadece kendisinin değil yakın çevresinin de bazı yanlış tavırları olduğu ortadaydı..Onların beraber diyaloğu ve çabasıyla ve biraz da profesyonel yardımla…o bunu aştı….
Kimler , nerelerde, nasıl hatalar yaptılar da öğrencimiz bunca sıkıntı yaşadı? İsterseniz öncelikle sorunu tanımlamakla işe başlayalım;
Sınav kaygısı; sınav öncesinde öğrenilen bilgilerin sınav sırasında etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasına engel olan yoğun duygu durumu şeklinde kısaca tanımlanabilir. Hepimiz zaman zaman bir şeylerden korkabiliriz..Bu son derece normaldir de..Çünkü korku normal bir tepkidir.Korku, kendimizin , yakınlarımızın, sevdiklerimizin tehdit altında olduğunu hissettiğimizde yaşadığımız bir duygusal durum. Aslında doğanın , insanın kendisini tehlikelerden koruyabilmek adına gerekli tepkileri gösterebilmesi için ,yaşamını sürdürebilmesi için insana bir armağanıdır. İlkel dönemlerden bugüne insanın kalıcı olabilmesi belki de bu donanımından da kaynaklandı biraz…Kaygı nedir peki?…Kaynağı belirsiz korkuya da biz kaygı diyoruz..Burdan sınav kaygısına doğru yol alırken belli tanımları kısaca vermenin yararlı olacağını düşündüm. Sınav kaygısında aslında kaynak belirgindir ama bu asla sınavın kendisi değil sınavın temsil ettikleridir..Bizler sınavdan değil, yeterince başarılı olamamaktan korkarız aslında sınav kaygısı yaşarken…Peki sınav kaygısı bizim başarısızlığımıza nasıl sebep oluyor…ve çözümü yok mu? Haydi bunları inceleyelim hepberaber…Hikayemizi az önce okuduk, peki kimler nerelerde hata yaptılar?
Kahramanımız doğduğunda böyle değildi. Bir çocuğun sağlıklı bir kişilik geliştirmesi; sosyal becerilere sahip bir birey olarak zaman zaman karşılaşabileceği sorunlara çözümler üretebilmesi; alternatifler olduğunda doğru bir seçim yapıp seçeneklerden kendisine en uygun olanına karar verebilmesi; eyleme geçebilmesi ve sonuçlarına katlanabilmesi; kendini ifade edebilmesi; çevresindeki insanlarla yakın, içten, eşit ilişkiler kurabilecek ve ilişkilerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilecek gerekli becerilere sahip olabilmesi…tüm bunlar büyük ölçüde anne babasıyla yaşadığı ilişkiler, onların çocuğun davranışlarına verdiği geri bildirimler; gösterdikleri ilgi, sevgi, hoşgörü ve tutarlı yaklaşımlar, koydukları  devamı